Doğru Deriyi Hissetmek
Benim için üretim, deriyi seçtiğim o ilk anda başlar. Her deri parçası, kendi hikâyesini ve karakterini taşır. Özgün bir tasarım için derinin karakterini yansıtmak, suni bir mükemmellik yerine gerçeğe odaklanmak önemlidir.


Modelden Kalıba: Zihindeki Formun Tezahürü
2002’den beri Beyoğlu’ndaki tezgâhlarda binlerce kalıp çıkardım. Bir tasarımı zihinden alıp onu yaşayan, modern bir forma dönüştürmek sadece ciddi bir modelistlik tecrübesi değil, aynı zamanda sabırlı bir deneme-yanılma süreci gerektirir.
Deriyle çalışırken doğru formu ve işlevi bulmak, bazen malzemenin size söylediklerini dinlemekten geçer. Kağıt üzerindeki ilk çizgileri çizmeden önce kendime hep şu soruyu sorarım: “Kullandıkça sevilecek bir form nasıl olur?” Benim için zanaat; sadece derinin kalınlığını veya kıvrılma payını hesaplayan bir matematik değil, o ürünün yıllar geçse de eskimeyen, aksine sahibiyle birlikte yaşlanan bir yol arkadaşına dönüşme çabasıdır.

Kesim ve Hazırlık: Geri Dönüşü Olmayan İlk Adım
Andonaki Usta’dan öğrendiğim en önemli şey, deri keserken tereddüt etmemem gerektiğidir. Deriyi kesmek, ona kalıcı bir form vermektir; bu aşama hatayı kabul etmez. Ancak bu süreç sadece kesmekten ibaret değil; tezgâhta derinin karakterine göre farklı teknikler uygularım.
Eğer deri olması gerekenden kalınsa, özel bıçaklarla yarılır ve inceltilir. Her parçaya, çantanın o kendine has formuna ve işlevine en uygun incelik ve esneklik kazandırılır. Kendi ellerimle çıkardığım kalıpları derinin üzerine yerleştirir, her bir parçayı malzemenin en sağlam yerinden, dokusuna uygun şekilde keserim. Ardından kıvırma ve astar işlemlerini büyük bir titizlikle tamamlayarak, ürünü birleştirme aşamasına hazırlarım.

Saraciye: Bir İmzadan Fazlası
Model kesimi, tezgâh işlemleri ve dikiş aşamaları; bir fikrin fiziksel bir objeye dönüştüğü o uzun yolculuğun son adımlarını oluşturur. Atölyemin gerçek kalbi olan dikiş aşaması, tüm bu emeklerin birleştiği noktadır.
Bugün makineler dikiş atma işini saniyeler içinde halledebilse de, bir ustanın elinden çıkan dikişin karakterini ve mukavemetini hiçbir teknoloji veremez. Doğru dikiş tekniğiyle, sabırla ve titizlikle birleştirilen bir çanta; sadece yıllara değil, nesillere meydan okuyan zamansız bir değer haline gelir. Bizim için dikiş, parçaları birleştirmekten öte, ürüne karakterini veren o son ve en güçlü imzadır.

Son Dokunuş ve Yaşayan Detaylar
Çantanın formu ortaya çıktıktan sonra, kenar boyamaları, doğal vakslar ve özel metal aksesuarların montajıyla süreci tamamlıyorum. Ancak benim işim çanta atölyeden çıktığında bitmez. O çanta sizin elinizde kullanılmaya başladıkça, güneşle ve temasla renk değiştirdikçe, yani “yaşadıkça” gerçek formuna ulaşır. Biz burada sadece bir ürün üretmiyoruz. Zamanla değer kazanan, hayatınıza şahitlik eden bir yadigâra imza atıyoruz.

